Her şey basit bir alışkanlıktan doğdu: sabah evden çıkmadan önce aynanın karşısında durup, o gün ruhuma en çok yakışan parçayı seçmek. Bir yüzük, bir kolye, bileğimde sessizce duran ince bir zincir... Takı benim için hiçbir zaman sadece bir aksesuar olmadı. Kim olduğumu hatırlattığı, günün her anında yanımda taşıdığım küçük bir kimlik gibiydi.
Zamanla fark ettim ki bu seçme, bulma, kendime ait hissetme deneyimini sadece kendime saklamak istemiyordum. NÓSTRA işte tam da bu paylaşma isteğinden doğdu kendim için seçtiğim, sevdiğim, taktığımda "bu tam bana göre" dediğim parçaları başka kadınlarla da buluşturma isteğinden.
İsmimiz de bu duyguyu taşıyor: NÓSTRA, kökeninde "bizim", "bize ait olan" anlamına geliyor. Çünkü her parça, onu takan kişiye ait olduğunda anlam kazanıyor. Bir NÓSTRA takısı raftaki bir ürün değil; birinin günlük hikayesinin, sabah rutininin, o günkü ruh halinin bir parçası oluyor.
Seçkilerimizi mevsimlerin enerjisine göre şekillendiriyoruz. Kışın daha cesur, daha maksimalist parçalar seçiyoruz katman katman, iddialı, kışın ağırlığına eşlik eden bir duruşla. Yaz geldiğindeyse her şey hafifliyor: daha sade, daha ince, katman katman taşınabilen ama tek başına takıldığında bile göz alan parçalar. Çünkü yazın hafif enerjisi, üzerimizde de bir hafiflik istiyor.
Ama hangi mevsimde olursa olsun, değişmeyen üç şey var bizim için: kalıcılık, sadelik ve benlik. Bir NÓSTRA parçası zamana dayanmalı, sözünü fazla söze gerek duymadan söylemeli ve en önemlisi onu takan kişinin kendi hikayesini anlatmasına izin vermeli.
Biz sadece takı seçmiyoruz. Bir kadının kendine dair hissettiği o küçük, sessiz gücü yanında taşımasına eşlik ediyoruz.
NÓSTRA — bize ait olan her şey.
Zilan Bülbül
Size Spam Göndermeyeceğimize Söz Veriyoruz!